Dünya Haber Ajansları Doruğu

Sayın konuklar, meslektaşlarım;Bir zamanlar uygulamacı gazeteciydim; hem de 20 yılı aşkın bir süre... 9 yıldır akademisyen kimliği taşıyorum; ama hep, ama hep gazeteci kaldım. Sizlere buradan, ömrüm boyunca gurur duyduğum “gazeteci”, özellikle de “ajansçı” kimliğimle seslenmek istiyorum.
İstanbul ve Anadolu Ajansı, ben İstanbul Bölge Müdürü görevini sürdürürken, bu tür iki uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı.
Biri 22-25 Eylül 1988 tarihleri arasındaki Avrupa Haber Ajansları Birliği’nin (EAPA) 31. Genel Kurulu, ötekisi ise 1-3 Ekim 1992 tarihlerindeki Akdeniz’de Kıyısı Bulunan Ülkeler Haber Ajansları (AMAN) Sempozyumu.
Daha sonraki yıllarda yine İstanbul’da, Balkan Haber Ajansları Birliği (ABNA) toplantıları yapıldı.
Bu toplantılardaki konuşmalarıma, “Dünyanın en güzel kentine hoş geldiniz.” diyerek başlamıştım. Bu kez de aynı cümleyi tekrarlıyorum: “Dünyanın en güzel kentine hoş geldiniz; sayın konuklar.”
İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen “Dünya Haber Ajansları Doruğu”nun, uluslararası iletişim sorunlarına önemli ve etkin çözümler getirmesi dileğiyle katılımcıları kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Şimdi sizlere kısaca, bilimsel kitaplarımın birinden söz etmek istiyorum: “Uluslararası İletişim, Haber Ajansları ve Anadolu Ajansı” “International Communication, News Agencies and Anatolian Agency” ya da “La Communication Internationale, Les Agences de Presse et L’Agence Anatolie”
Bakın lütfen kapağa... Dikkatlice bakın... Sizler varsınız kapakta... En azından sizlerden, bizlerden bazıları... Büyük bölümü gelişmekte olan ülkelerin haber ajansları ve ajansçıları...
Çoğu kez tek yönlü, dengesiz, yoğun bir uluslararası iletişim trafiği arasına sıkışmış; bu trafikten bunalmış, çeşitli nedenlerle konuşması engellenen, sesini pek çıkartamayan, mırıldanmaya çalışan tipler... Bazılarının dudakları büzülmüş, gözleri de kapalı...
Kapak kitabın içeriğini yansıtıyor... Uluslararası iletişimdeki bağımlılığı, yanlılığı, eşitsizliği, adaletsizliği... Yaşadığımız, üzülerek tanık olduğumuz gerçekleri...
Kitabımda yoğunlukla bunları dile getirdim.


Mevcut durumun nedeni hepimizce malum... “Bilinen gelişmişlerin” bizlerden bazılarına nasıl baktıklarını, “kalkınma, demokrasi ve özgürlük” masalları anlatılarak, ne tür sömürü ve soygun planları hazırlandığını, ne tür komplolar düzenlendiğini, yeniden dillendirmek istemiyorum, burada.
Bunların canlı ve yakın tanığıyız, hepimiz.
Kültür emperyalizmini, medeniyetler çatışmasını, gizli faşizmi, tekelciliği, tröstleri, kartelleri, en az birileri kadar biliyoruz.
“Embedded” (iliştirilmiş) gazeteciliği biz icat etmedik, biz uygulamıyoruz.
Bunlarla mücadele edilmesi gerekli... Hem de yoğun bir biçimde... Sesler yükseltilmeli ve duyurulmalıdır, birilerine...
Çok iyi bildiğiniz gibi, her türlü baskıdan arındırılmış özgür iletişim, gerçek bağımsızlığın koşullarından biridir.
Bu nedenle, burada gerçekleştirilen ve benzer çalışmalar, uluslararası iletişimde var olan sorunlara çözümler üretmek için yalnızca önerilerin sıralandığı, sonra da unutulduğu ortamlar olarak görülmemelidir.
Artık görmeyen, duymayan, söylemeyen maymunları oynamaya son vermeliyiz.
Zincirler kırılmalı, çevremize örülmek istenen duvarlar yıkılmalıdır. Bunun için de daha sık görüşmeli, ilişkilerimizi yoğunlaştırmalı, sürekli haberleşmeliyiz.
Daha yakın ilişkiler, daha yoğun bir işbirliği gerek bizlere. Birbirimize eşit davranmalıyız... Güçlerimizi birleştirmeli, birbirimize dayanmalı, destek olmalıyız. Deneyimlerimizi paylaşmalıyız.
Bir yandan da çevredeki “bilinen” bazı kuruluş ve meslektaşların, etik değerlerle, basın meslek ilkeleriyle çelişen, bireysel ve toplumsal ahlak dışı, çirkin uygulamalarından ders alarak “ilkeli” davranmalıyız.
Bu yüzden diyorum ki;
İster ulusal, ister bölgesel, ister uluslararası kimlikli olsun, özellikle de gelişmekte olan ülkelerin haber ajansları:
- Uluslararası rekabet için maddi kaynaklarını artırmalı; altyapılarını güçlendirmeli, gelişmiş bilişim ve iletişim teknolojileriyle donatılmalıdır.
- Haber yayınlarının kalitesi, nicelik ve nitelik yönlerinden uluslararası ölçütlere yükseltilmelidir.
- Söz konusu ajansların haberleri, ülkelerinin bulundukları bölge ve yöreler dışına da ulaştırılmalı, bu haberlere gereksinim duyulan bir ortam yaratılmalıdır.
- Hangi mesleki örgüte üye olurlarsa olsunlar bu ajanslar, görüntülü haber değiş tokuşu, için ilgili birimler oluşturmalı ve bu alandaki işbirliği yoğunlaştırılmalıdır.
- Yine bu ajanslar, personel eğitimine ağırlık vermeli; yeni teknolojilere hızlı uyum için, sürekli olarak ortaklaşa düzenlenecek kurslardan, gazeteciler ve teknik personel yararlandırılmalıdır.
- Şimdi dünya üzerindeki bütün haber ajansları için sesleniyorum.
İster ulusal, ister bölgesel, ister uluslararası kimlikli olsunlar, haber ajanslarının yayınları:
- Uluslararası barıştan yana olmalı, barışın güçlendirilmesini desteklemelidir.
- Uluslararası yakınlaşmayı sağlayacak bir politika izlemeli; bireyler, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körüklemekten kaçınmalıdır.
- Bir ulusun, bir topluluğun ve bireyin kültürel değerlerini ve inançlarını (ya da inançsızlığını) doğrudan saldırı konusu yapmamalıdır.
- Her türden şiddeti haklı gösteren, özendiren, kışkırtan örnek ve uygulamalardan uzak durmalıdır.
- Demokrasi ve insan haklarının gelişmesine, yaygınlaşmasına katkıda bulunmalı, insanlığın evrensel değerlerine, çok sesliliğe, farklılıklara saygıyı savunmalı; milliyet, ırk, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan, tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin saygınlığını tanımalıdır.
Ve de en önemlisi:
- İster ulusal, ister bölgesel, ister uluslararası kimlikli olsunlar, dünya üzerinde faaliyetlerini sürdüren tüm haber ajanslarının yayınları; bireylere karşılıklı saygı, sevgi, ve hoşgörü duyguları ile yaşama sevinci aşılamalıdır.
- Yazmadan önce, kalemlerimizi zehirlere değil, mürekkebe batırmalıyız...
Tekrar çalışmalarınızda başarılar diliyor; saygılarımı sunuyorum.

Doç Dr. Atilla Girgin, “Küreselleşen İletişimde Haber Ajansçılığı” konulu bu konuşmayı, Anadolu Ajansı tarafından dünyada ilk kez İstanbul’da, 14-17 Nisan 2003 tarihleri arasında düzenlenen “Dünya Haber Ajansları Doruğu”nda*, 15 Nisan 2003 günü yapmıştır..

* Dünya Haber Ajansları Doruğu’na, Anadolu Ajansı’nın da üyesi bulunduğu OANA (Asya Pasifik Haber Ajansları Birliği, ABNA (Balkan Haber Ajansları Birliği), AMAN (Akdeniz’de Kıyısı Bulunan Ülkeler Haber Ajansları Birliği) ve EANA (Avrupa Haber Ajansları Birliği) üyesi 58 haber ajansından 113 temsilci katılmıştır.

www.atillagirgin.net

Prof. Dr. Atilla Girgin,

2013-2014 Öğretim Yılı Bahar Dönemi’nde, İstanbul, Marmara, Yeditepe ve İstanbul Aydın Üniversiteleri İletişim Fakülteleri'nde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde, haftada 8 ayrı sınıfa, 23 saat ders veriyor. (04.04.2014)