> Mutluluk 

Mutlu olmak için, yaşadığınız "an"dan daha iyi bir zaman bulunduğuna karar vermek amacıyla beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte arar, bazıları ise daha alçakta.
Oysa mutluluk, insanın boyu hizasındadır.

Konfiçyüs

> Mutluluğun Reçetesi
Doyum sağlayacak kadar bir amaç
Geçinebilecek kadar bir iş
Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik
İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl
Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat
Kendini sevecek kadar özsaygı
Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu
Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret
Sorunları çözecek kadar yaratıcılık
Her an gülecek kadar mizah duygusu
İyi bir yarını bekleyecek kadar umut
Hayatı bütün değerleriyle yaşayacak kadar bir sağlık
Sahip oldukların için şükran duygusu
Ernie J. Zelinski

dersler

“Türkçe Kelimeler”
Türkçe Konuşmak ya da Yazmak için

..A..
abartı (mübalağa), abece (alfabe), abecesel (alfabetik), acı (ıstırap, elem, keder), acı çeken (mustarip), acıdaş (dert ortağı), acıklı (feci, elim, hazin), acıklı olay (facia), acılı (kederli),
acımak (merhamet etmek), acımalık (sadaka), acımasız (zalim, gaddar, merhametsiz), acınacak (elim), acınası (perişan), acınmak (hayıflanmak), acı yitimi (analjezi), açacak (kalemtıraş), açgözlü (haris), açığa vurmak (afişe etmek, ifşa etmek), açıkça (alenen), açık oturum (panel), açık saçık (müstehcen), açıktan açığa (alenen), açılış (prömiyer), açkı (anahtar), aday (namzet), adçekimi (kura), adçekmek (kura çekmek), adıl (zamir), adına sunmak (ithaf etmek), adını anmak (zikretmek), (şebeke), ağaç (ahşap), ağı (zehir, toksin), ağıkıran (panzehir, antidot), ağırlama (ikram), ağırlık (külfet), ağız (şive), ağlatı (trajedi), ağlatıcı (trajik), ağrı kesici (analjezik), ağzı bozuk (küfürbaz), ağzı kalabalık (şarlatan), ağzısıkı (ketum), akaryakıt (petrol), akbasma (katarakt), akım (cereyan), aklanmak (beraat etmek), aksaklık (arıza), akşın (albino), aktarmak (devretmek), aktarım (transfer, nakil), aktöre (ahlak), akyuvar (lökosit), al (kırmızı), alabilirlik (kapasite), alalama (kamuflaj), alan (meydan, saha), alan korkusu (agorafobi), alantopu (tenis), alay (kafile, kortej), alaycı (müstehzi), alaz (alev), albeni (cazibe), alçakgönüllü (mütevazı), alçakgönüllülük (tevazu), alçalma (tenezzül), alçalmak (tenezzül etmek), aldatma (hile, ihanet), aldırışsız, aldırmaz (lakayt), algı (idrak), algıcı (persepsiyonist), algıcılık (persepsiyonizm), algılamak (idrak etmek), alıcı (müşteri), alık (ahmak), alıkoymak (tevkif etmek), alım (eda), alımlılık (cazibe), alım satım (ticaret), alındı (makbuz, ilmühaber), alındılı (taahhütlü), alınkarası (şaibe), alıntı (iktibas), alınyazısı (mukadderat, tecelli, kader), alıp verme (teati), alışılmış (mutat), alışım (kurs), alışkı (adet), alışman (kursiyer), alkış (takdir), almaç (ahize, reseptör), altezgi (müz. fon), altulaşım (metro), an (esna), ana baba (ebeveyn), anakara (kıta), anakent (metropol), anakonusal (tematik), anamal (sermaye, kapital), anamalcı (sermayedar, kapitalist), anamalcılık (kapitalizm), anapara (fon, sermaye, kapital), anasoy (ırk), anasoycu (ırkçı), anasoyculuk (ırkçılık), ancak (fakat, sadece, ibaret), andaç (ajanda), andıç (memorandum), anı (hatıra), anık (amade), anılık (hatıra defteri), anımsama (hatırlama), anıştırma (ima), anıt (abide), anıtgömüt (mozole), anılsal (abidevi), anlak (ruhb. zeka), anlam (mana, meal), anlama (takdir), anlamak (takdir etmek, idrak etmek), anlambilim (semantik), anlamlı (manalı, manidar), anlamsız (abes, manasız), anlaşılan (galiba), anlaşılır (fasih), anlaşılmaz (muğlak), anlaşım (konsensüs), anlaşma (itilaf, ahenk), anlaşmazlık (ihtilaf), anlatma (takrir), anlatmak (ifade etmek), anlayan (aşina), anlayış (zihin, zihniyet, izan), anmak (yad etmek), anmalık (yadigar), ansızın (ani), ant (ahit, yemin), ant içmek (ahdetmek, yemin etmek), antlaşma (ahit, pakt, antant), apaçık (ayan beyan), apansız (aniden), ara (mola, mesafe, haftaym), arabalık (garaj), arabozan (münafık), arabozucu (fesat), arabozukluğu (nifak), aracı (komisyoncu, vasıta, simsar), aracılık akçası (komisyon), aracı manav (kabzımal), araç (vasıta, alet), araçlar (vesait), arada bir (bazı bazı, bazen), aralı (fasılalı), aralıksız (fasılasız), ara seçimi (kısmi seçim), …arasında (ila), araştırmak (tetkik etmek), ara vermeksizin (mütemadiyen), ardıl (halef), ardından (akabinde), argın (mecalsiz), arık (zayıf), arıklık (zafiyet), arılama (tenzih), arılaştırma (tasfiye), arınmak (temizlenmek), arıtıcı (deterjan), arıtılmış yağ (rafine), arıtımevi (tasfiyehane, rafineri), arıtmak (temizlemek), arıyürekli (saf), ark (kanal), arkasından (gıyabında), armağan (hediye), artağan (bereketli), artağanlık (bereket), artan (baki), artırım (zam tasarruf), artırmak (iktisat etmek, tasarruf etmek), artırmalı satış (mezat), artırma (mezat, müzayede), artıuç (anot), artı yük (fiz. pozitif), artmış (fazla), asal (esas), asalak (parazit), asalakbilim (parazitoloji), asalakbilimci (parazitolog), ası (afiş), askı (portmanto), aşağı görmek (hakir görmek), aşağılama (hakaret, tahkir), aşağılamak (tahkir etmek, hakaret etmek), aşağılık (adi, rezil), aşağı yukarı (tahminen, takriben), aşama (safha, mertebe, paye, derece, etap), aşamalı (tedrici), aşama düzeni (hiyerarşi), aşılama, aşılayım (telkin), aşılamak (telkin etmek), aşınma (erozyon), aşırı (fazla, fahiş), aşırı gitmek (haddini aşmak), aşırı istek (ihtiras), aşırılık (ifrat), aşıt (viyadük), aşkın (mütecaviz, fazla; transandan), aşkınlık (!ransandans), aşnı (arkaik, atik), atacılık (atavizm), ataerkil (patriarkal, pederşahi), atak (cüretkar), ataklık (cüret), atalar (ecdat), atama (tayin), atamak (tayin etmek), atanmak (tayin olmak), atardamar (arter), ateşkes (mütareke), ateşli (hararetli), atılım (hamle, atak), atış yeri (poligon), atkı (kaşkol), atlı (süvari), atmık (sperma), avunç, avunma, avuntu (teselli), avutmak (teselli etmek), ayak direme (inat, ısrar), ayaklanma (isyan, ihtilal), ayaklık (pedal), ayaktopu (futbol), ayaküstü (alamünit), ayakyolu (tuvalet, hela, apteshane), ayartı, ayartma (iğfal), aybaşı (adet), aydın (entelektüel), aydıncılık (entelektüalizm), aydınlatılmış (münevver), aygıt (cihaz, alet), ayıklama (tasfiye), ayıraç (reaktif), ayırmak (tahsis etmek, tecrit etmek, izole etmek),ayırtaç (alameti farika), ayırt etmek (fark etmek), ayırtı (nüans), ayırtım (rezerve, rezervasyon), ayırtman (mümeyyiz), aykırı (hilaf, muhalif), aykırılık (ihtilaf, muhalefet), aykırıkanı (paradoks), ayla (hale), aylak (avare), aylık (maaş), aymaz (gafil), aymazlık (gaflet), ayraç (parantez), ayral, ayrıksı (istisnai), ayrallık, ayrıksılık (istisna), ayralsız, ayrıksız (istisnasız), ayrıca (antrparantez), ayrıcalık (imtiyaz), ayrıcalıklı (müstesna, imtiyazlı), ayrılma (terk), ayrılmak (terk etmek), ayrım (fark), ayrımlamak, ayrımsamak (fark etmek), ayrımlanmak, ayrımsanmak (fark edilmek), ayrıntı (detay), az bulunur (nadir).

..B..
babasız (yetim), bağıl (nispi), bağıllık (izafiyet), bağımlı (tabi, angaje), bağımsızlık (istiklal), bağışık (muaf), bağışıklık (muafiyet), bağışlama (af), bağışlamak (affetmek, hibe etmek), bağışlatıcı neden (mazeret), bağışlayın (pardon), bağıt (akit), bağlanmak (angaje olmak), bağlantı (irtibat, angajman), bağlantılı (koordine), bağlaşık (müttefik), bağlaşıklık, bağlaşma (ittifak), bağlı (mensup, tabi), bağlılık (sadakat), bağnaz (mutaassıp, fanatik), bağnazlık (taassup, fanatizm), bakaç (vizör), bakı (hek. muayene, fal), bakım (ihtimam, revizyon), bakımevi (klinik, dispanser), bakım odası (revir), bakışım (simetri), bakışımlı (simetrik), bakışımsız (asimetrik) balözü (nektar), baltalamak (sabote etmek), barınak (ikametgah, pansiyon), basamak (mertebe, kademe, derece), basılı (matbu, matbua), basım (edisyon), basımcılık (matbaacılık, tipografya), basımevi (matbaa), basınç (tazyik), basınçölçer (barometre), baskılı (otoriter), basmak (istila etmek, tabetmek), baskı yönetimi (istibdat), başarı belgesi (takdirname), başarılı olmak (muvaffak olmak), başat (dominant, hakim), baş eğmek (teslim olmak), başeski (duayen), başkaldırma (isyan), başlantı (uvertür), başlıklı (antetli), başsızlık (anarşi), baştanımaz (anarşist), başvurmak (müracaat etmek), başyapıt (şahaser), batkı (iflas), bayağılık (adilik), beceri (hüner), beceriksiz (aciz), beğeni (zevk), beğenme (takdir), beğenmek (takdir etmek), bekinme (ısrar), beklenmedik (ani), bekletim (blokaj), bekletime almak (bloke etmek), belge (evrak, vesika, doküman), belgelik (arşiv), belgesel (dokümanter), belgit (senet), belirgi (sendrom), belirgin (bariz, net), belirlemek (tayin etmek), belirti (araz, işaret, emare, semptom, endikasyon), belirtke (amblem), bellek (akıl, hafıza), bellek yitimi (amnezi), bellemek (ezberlemek), bellik (nişan, marka), belsuyu (sperma), bencil (egoist), benek (puan, spot), benekli (puanlı), bengi (ebedi), benimsemek (kabullenmek), benlik (gurur), benzersiz (harikulade), benzeşik (homojen), benzet (taklit), benzetlemek (taklit etmek), berkitmek (takviye etmek), besbelli (aşikar, ayan beyan), besibilim (diyetetik), besibilimci (diyetisyen), besidüzen (diyet), besin (gıda), betim (tasvir), betimlemek (tasvir etmek), bezem (dekor), bezemci (dekoratör), bezemleme (dekorasyon), bezemsel (dekoratif), bırakma (terk), bırakmak (terk etmek), biçem (üslup, stil), biçemlemek (stilize etmek), biçim (şekil, model, tarz, form), biçimbilim (morfoloji), biçimsizleşme (deformasyon), biçimsizleşmek (deforme olmak), bildiğini söylemek (ifade vermek), bildiren (ihbarcı), bildirge (beyanname), bildirim (tebligat, ihbarname), bildirimde bulunmak (beyan etmek), bildirişme (muhabere, haberleşme), bildirmen (muhabir), bile (hatta, hala), bilen (aşina), bilinç (şuur), bilinen (malum), bilinmeyen (meçhul), bilmece (muamma), bilmeyerek (kazara), bilmezlik (cehalet), bindirim (zam), bireşim (sentez), birey (fert), bireysel (ferdi), biriktiri (tasarruf, koleksiyon), biriktirmen (tasarruf eden, koleksiyoncu), birim (ünite), birlikte (beraber), bitirme belgesi (sertifika), bitirmek (mezun olmak), boğazlak (guatr), boğazyangısı (anjin), boruyolu (payplayn, pipe line), boşalmak (akü. deşarj olmak), boşaltıcı (vidanjör), boşaltma (tahliye), boşaltmak (tahliye etmek), boşlama (ihmal) boyunbağı (kravat), boyuncak (kolye), boz (gri), bozkır (step), bozma (ihlal, iptal), bozmak (feshetmek, iptal etmek, mahvetmek), bozulmamış (bakir), bozulmuş (dejenere, deforme), böbreküstü (adrenal), böcek (haşere), böle (fasikül), bölmek (taksim etmek), bölü (taksim), bölümce (paragraf), bölünç, bölüt (taksit), budun (kavim), bulaşım (enfeksiyon), bulaşmak (sirayet etmek), bulgu (keşif, hek. araz), bulma (icat), bulmak (keşfetmek, icat etmek), bulunak (adres), bulunan (mevcut), buluş (keşif), buluşum (randevu), bunalım (buhran, kriz), burgaç (girdap), buyruk (emir), buyrum (irade), buyrumlu (iradeli), buyurgan (despot, diktatör), buyurganlık (diktatörlük, despotizm), buyurucu (amir), buzçözer (defroster), buzdağı (aysberg), büğet (baraj), bürümek (istila etmek), bütüncül (totaliter), bütünleme (ikmal), büyüklenen (kibirli).

..C..
canayakın (sempatik), cankurtaran (ambulans), caymak (vazgeçmek), coşku, coşuntu (heyecan), coşkulu (heyecanlı), coşkun (hararetli).

..Ç..
çaba (gayret, efor), çabucak (derhal, hemen, alelacele), çabuk (tez), çağal, çağdaş (modern, asri), çağırmak (davet etmek), çağlayan, çavlan (şelale), çağrı (davet), çağrılı (davetli), çağrılık (davetiye, celp), çağüstü (ultra modern), çalgı (saz, enstrüman), çalım (fiyaka), çalışım (kampanya, antrenman), çalışkan (faa!), çalışma, çalışkanlık (faaliyet), çalışman (eleman), çalıştırıcı (antrenör), çalıştırma (istihdam), çalıştırmak (istihdam etmek), çapraşık (muğlak, girift), çapraz (kruvaze), çarçabuk (alelacele), çarpınç (sansasyon), çarpınçlı (sansasyonel), çarpma (isabet), çarpmak (isabet etmek), çatalağız (coğr. delta), çatışma (arbede, taarruz), çatkı (şasi), çekememek (haset etmek), çekemezlik (haset), çekicilik (cazibe), çekidüzen (intizam), çekilme (istifa), çekilmek (istifa etmek), çekince (tehlike, risk, riziko), çekinceli (tehlikeli, riskli, rizikolu), çekinmesiz (pervasız), çelebi (centilmen), çelimsiz (zayıf), çelişki (tenakuz, tezat), çeper (cidar), çeşit (nevi), çeşitleme (varyasyon), çeşitli (muhtelif), çetin (zor), çevirgeç (şalter, turnike), çeviri (tercüme, translation), çevirmen (tercüman, translator), çevre (etraf, dünya, banliyö), çevrebilim (ekoloji), çevrebilimci (ekolojist), çevrebilimsel (ekolojik), çevren (ufuk), çevriyazı (transkripsiyon), çığlık (feryat), çıkar (menfaat, avanta), çıkar sağlamak (istismar etmek), çıktı (output), çırpıcı (mikser), çiçeklik (vazo), çifteker (bisiklet), çığ (ham), çivileme (smaç), çizelge (cetvel, tablo), çilem (şema), çizenek, çizge (grafik), çizer (karikatürcü, karikatürist), çizim (şema), çizit (dizayn), çizitçi (dizaynır), çocukbilim (pedoloji), çocukbilimci (pedolog), çocuk yuvası (kreş), çoğu (ekseri), çoğunluk (ekseriyet), çoğunlukla (ekseriya), çok acıklı (feci, fecaat), çokça (külliyetli), çokeşlilik, çokevlilik (poligami), çok gerekli (farz), çok güzel (enfes, şahane, harika), çok iyi (ala), çok kötü (berbat, lanet, felaket), çoksatar (best seller), çoksesli (polifonik), çokseslilik (polifoni), çokuluslu (mültinasyonal), çok üzülmek (kahrolmak), çöküntü (depresyon), çözelti (solüsyon), çözgü (mat. problem), çözmek (halletmek), çözümleme (tahlil, analiz), çözümleyici, çözümsel (analitik), çözüm yolu (hal çaresi, formül, hal şekli), çukur, çukurluk (kasis), çürükçe (kangren), çürükçeleşmek (kangren olmak), çürütme çukuru (fosseptik).

..D..
dağarcık (repertuar), dağınık (perişan, pejmürde), dağıtımcı (distribütör), daha (henüz), daha iyi (evla), daha kötü (beter), dal (şube, branş), dalgakıran (mendirek), dalgalı (ondüle), dalgı (gaflet), dalınç (meditasyon), damıtıcı (imbik), damıtma (distilasyon), danışıklı dövüş (şike), danışım (konsültasyon), danışma (müracaat, istişare, müzakere, enformasyon), danışma kurulu (şura, istişare heyeti), danışman (müşavir), Danıştay (Şurayıdevlet), -dan oluşan (ibaret), daraltma (tahdit), dar geçit (badire), darmadağın (perişan, tarümar), davranış (hareket, muamele, hareket tarzı, eda), davranış töresi (adabımuaşeret), dayanak (mesnet), dayanaksız (söz. asılsız, batıl), dayanarak, dayanılarak (istinaden, atfen, binaen), dayanca (tahammül), dayanç (sabır), dayançlı (sabırlı), dayançsız (sabırsız), dayanmak (mukavemet etmek, tahammül etmek, sabretmek), dayatmak (ısrar etmek), değer (paha, kıymet, layık, kadir), değerbilir (kadirşinas), değerdüşürümü (devalüasyon), değeri düşmek (para. devalüe olmak), değerli (kıymetli), değer yükseltimi (para. revalüasyon), değin (ila, kadar), değinmek (temas etmek), değişinim (mutasyon), değiştirgen (parametre), değme (temas, kontak), değmek (temas etmek, isabet etmek), demeç (beyanat), demirkapan (mıknatıs), -den başka (hariç), -den başlayarak, -den beri, -den sonra (itibaren), -den dolayı (binaen), deneme (tecrübe, prova), denetçi (müfettiş, kontrolör, murakıp), denetim (teftiş, kontrol, murakabe), denetleyici (murakıp), denetmen (müfettiş), deney, deneyim (tecrübe), deneysel (eksperimantal), deneyüstü (transandantal), denge (balans, muvazene), dengelem (bilanço), denildiğine göre (güya), denizbilim (oşinogafi), denli (kadar), deprem (zelzele), depremyazar (sismograf, depreşmek (nüksetmek), dergi (mecmua, magazin), derişik (konsantre), dernekevi (lokal), derslik (sınıf), devinim, devinme, deviniş (hareket), devingen (dinamik, hareketli), devrim (inkılap), deyim (tabir, ekspresyon), deyiş (ibare, ifade), dış (hariç, harici), dışalım (ithal, import), dışalımcı (ithalatçı), dışardan getirmek (ithal etmek), dışsatım (ihraç, eksport), dışsatımcı (ihracatçı), dışarı satmak (ihraç etmek), dışbükey, (konveks), dışıl, dıştan (harici), dikici (terzi), dil (lisan), dilbilgisi (gramer), dilbilim (lengüistik), dilbilimci (lengüist), dile düşürmek (teşhir etmek), dileği gerçekleşmek (muradına ermek), dilek (temenni, arzu, rica), dilekçe (arzuhal, istida), dilemek (arzu etmek, temenni etmek, rica etmek), dilmaç (tercüman), dinç (zinde), dindirici (hafifletici), dindirmek (teskin etmek), dinerki (teokrasi), dinerkil (teokratik), dingil (aks, mil, şaft), dingin (hareketsiz, sakin), dinlence (tatil), dinlenme yeri (kamp), dinleti (konser), dinsel (dini), dinyayar (misyoner), dinsel tören (ayin), dipyüzey (fon), direnmek (mukavemet etmek, inat etmek), dirim (hayat), dirimbilim (biyoloji), dirimsel (hayati, biyolojik), dize (mısra), dizelge (liste), dizem (tempo, ritm), dizemli (ritmik), dizge (sistem), dizgesel (sistematik), dizin (fihrist, indeks), dizmek (tertip etmek, istif etmek), doğa (tabiat, natür), doğal (tabii, natürel), doğadışı (gayri tabii), doğal kıran, doğal yıkım (tabii afet), doğaötesi (metafizik), doğaüstü güç (maneviyat), doğruca (direkt), doğrulamak (tasdik etmek, teyit etmek), doğrulama belgesi (tasdikname), doğrultma (tashih), doğrultu (istikamet), dokuma, dokumacılık (tekstil), dokundurmak (ima etmek), dokunmak (temas etmek, tesir etmek), dolangaç (labirent), dolaşı (turne, tur), dolay (civar), dolaylı (endirekt), dolaylık (varoş, banliyö), doldurmak (şarj etmek), don (külot), donatı (teçhizat, armatür, ekipman), donatmak (teçhiz etmek), donduraç (dipfriz), donmaönler (antifriz), donuk (mat), doruk (zirve), doymazlık (ihtiras, hırs), doyum, doyurma (tatmin), doyumsamak (tatmin olmak), doyumsatmak (tatmin etmek), döker (damper), döküm (envanter), dölüt (cenin), dölyatağı (rahim), döndürüm (ciro), dönem (devre), dönemsel (periyodik, devri), dönemeç (viraj), dönence (burç), dönerbasar (rotatif), dönergeçit (turnike), döngü (rotasyon), dönü (tur), dönüşme (inkılap, tahavvül), dönüştürmek (tahvil etmek), dönüştürücü (transformatör), dönüşül (kritik), dördül (mat. kare), dörtlü (kuartet), döşem (tesisat), döşeme (mefruşat), dudak boyası (ruj), dumağı (nezle), durağan (sabit), duraksamak (tereddüt etmek), durduraç (fren), durdurmak (frenlemek), durgu (sekte), durguluk (park), durgun (sakin, hareketsiz), durmak (stop etmek), duru (berrak), durucu (payidar), duruk (statik), durulma (istikrar), durum belgesi (ilmühaber), duruş (poz), duyarca (alerji), duyarcalı (alerjik), duyarga (yaşb. anten), duyarlı (hassas), duyarlık (hassasiyet), duygu (his), duygudaş (sempatizan), duygulu (hassas, hisli), duyuk (haber), duyumsamak (hissetmek), duyunç (vicdan), duyuru (anons, ilan), düş (rüya, hayal), düşçü, düşsever (hayalperest), düşgörüntü (hayalet), düş kırıklığı (sukutu hayal), düşkurmak (hayal kurmak), düşkü (hobi), düşkün (müptela, bir şeye meraklı), düşkünler yurdu (darülaceze), düşlem (fantezi), düşlemsel (fantastik), düşülke (ütopi, ütopya), düşülkesel (ütopik), düşündeş (hemfikir), düşüncü (ideolog), düşüngü (ideoloji), düşüngüsel (ideolojik), düşürüm (damping, darbe), düşyıkımı (hüsran), düzbaskı (tipo, lipografi), düzeltici, düzeltmen (tashihçi), düzeltim (reform), düzeltimci (reformist), düzence (disiplin), düzengeç (regülatör), düzenleyici (regülatör, organizatör), düzenteker (volan), düzey (seviye), düzgeçiş (transit), düzlük (platform), düzmece (sahte, kalp), düzyazı (nesir),

>> Listenin devamı için tıklayın

makaleler projeler sunumlar yayinlar
 
>> anasayfa >> not defteri anasayfa

11/07/2008 6:08 PM (bu sayfa için son güncelleme)

Uzak / Yakın Geçmiş / Öyle ya da Böyle Deyişler / Basından Seçmeler

>> Uzak Geçmiş

adil girgign Binnaz Girgin binnaz girgin nikah nikah
nikah Adil Atilla Girgin annem ve ablam annem ve ben ilk suvari
balkonda sahil parkı      
         
marika saint joseph
kumarcılar donemec Üsküdar Kız Lisesi tiyatrocular Bursa Kız Lisesi
 

>> Yakın Geçmiş

Gazeteci Atilla Girgin yedek subay Hayber Geçidi Kapısı    
         
İbrahim Çıngay İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk Turizm ve Tanıtma Bakanı İlhan Evliyaoğlu Romanya Devlet Başkanı Nicolae Ceausescu Türkiye Cumhuriyet Senatosu Başkanı Sırrı Atalay ve TBMM Başkanı Kemal Güven
Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil Kenan Evren Yılın Gazetecisi Ödül Töreni (24 Temmuz 1981) Bayram Gazetesi
         
atillagirgin aa Hüsamettin Çelebi Devlet Bakanı Yıldırım Aktuna Nevzat Ayaz Turgut Özal
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Ali Berlabi Çin SHP Genel Başkanı Erdal İnönü İstanbul Valisi Nevzat Ayaz
Mesut Yılmaz 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Romanya Ziyareti Ali Baransel Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Basın Toplantısı Hür Basın Ödül Töreni (1990) Devlet Bakanı Mehmet Yazar Devlet Bakanı Kemal Akkaya İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir
Gazeteci İlhami Şükrü Polatay ve arkadaşları 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal BJK Başkanı Süleyman Seba Beşiktaş Yönetim Kurulu Devlet Bakanı Gökberk Ergenekon
Nalan Seçkin Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi Vehbi Koç Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nezih Demirkent ..
Almatı Ozbekistan Nejat Eczacıbaşı KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu Atilli Konuk
moskova Cannes Selimiye Camii Monte Carlo İtalya
Moskova Hüsamettin Çelebi ziyaret Eskişehir Hikmet Doğruer
         

>> En Yakın Geçmiş

atilla girgin Uluslararası Basın Enstitüsü Derneği 4. Gazetecilik Semineri (Mayıs 2005) hasan köni Marmara Ü. İletişim F. Diploma Töreni (2003-2004)
Gazeteci Abdi İpekçi'yi Anma Töreni İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin 55. Kuruluş Yıldönümü İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi miha jüri
Prof. Dr. Alaedin Asna çalışma odası      
 
Neriman Ergünal Ogul Girgin üç nesil ogul girgin dede torun
Batman'daki konusma Serap (Çakır) Girgin      






>>
Öyle ya da Böyle Deyişler

-> DAVET
...
Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
...
Nazım Hikmet

-> TÜRKÇE

Ben yürürem yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
(Yunus, 13. Yüzyıl)

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
(Köroğlu, 16. Yüzyıl)

Bana kara diyen dilber
Gözlerin kara değil mi
Yüzünü sevdiren gelin
Kaşların kara değil mi
(Karacaoğlan, 17. Yüzyıl)

Birgün kavga kurulur
Öter tüfek davlumbazlar vurulur
Nice koç yiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir
(Dadaloğlu, l8. Yüzyıl)

Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
(Veysel, l894 doğumluydu.)

-> VEDA
Çok ileri bir tarihte
Çok yaşlı olarak
Sessizce ayrılmalıyım
Kimseye pek gözükmeden
Ve kimseyi rahatsız etmeden.

Masamın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutlar.

Filleri kuyruğundan çekerek
Tepeleri aşırtmaktı görevim
Günler bitti filler tükenmedi
Ben elimden geleni yaptım
Gerisini siz tamamlayın.

Boşa geçmedi hayatım
Daha fazlası olabilirdi ama
'Buna da şükür' demeliyim
İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim.
İsmail Cem, New York-1995

->
...
Gidene kal demeyeceksin…
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme;
Yoksa değersiz olan hep sen olursun
.
Nietzsche


->
ABBAS
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı Tarancı

-> GÜN OLUR Kİ
Gün olur ki ne gökyüzü para eder,
Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
Gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,
Hiçbir şey insanı sarmaz, kandıramaz;
Her çeşmeden boş döner elindeki tas.
Gün olur ki çıldırmak işten değildir.
Cahit Sıtkı Tarancı

-> BAHARIN İLK SABAHLARI
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar;
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Sanırım ki günler hep güzel gidecek,
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: "Sıkıntılar duradursun!"
Şairliğimle yetinir, avunurum.
Orhan Veli Kanık

-> HAMMAL
Ensesine sokulu
Kamburunu kaşıdı
Şu koskoca bavulu
Beş kuruşa taşıdı

İlan edecek bunu
Kasabanın davulu
Koskoca bir bavulu
Beş kuruşa taşıdı

Yol yakın yolcu ırak
Yola bak yolcuya bak
İstersen yolda bırak
Şu koskoca bavulu
Sait Faik Abasıyanık (1932)

-> TÜRKÜLER DOLUSU
...
Şairim;
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım.
Ne zaman bir köy türküsü duysam,
Şairliğimden utanırım.
...
Bedri Rahmi Eyüboğlu

-> Kimse kimseyi ıstırabından kurtaramaz.
Marcello Mastroianni

-> Etkisiz olmak, yenilmektir.
Charles De Gaulle

->
Vasat öğretmen anlatır;
İyi öğretmen açıklar;
Usta öğretmen gösterir;
Büyük öğretmen ilham verir.
Arthur Ward

-> Ara sıra kendimiz değişeceğimiz yerde işimizi, eşimizi, arkadaşlarımızı değiştiririz.
Akbaralı H. Jetha

-> Kendi acımız bize, başkalarınınkini bölüşmeyi öğretir.
Goethe

-> Gerçek eğitim, insanın kendisinden en mükemmeli
yaratmasıdır.

Mahatma Gandhi

->
...
İlim, ilim bilmektir;
ilim, kendini bilmektir.
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır.
...
Yunus Emre

->
...
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.
Özdemir Asaf

-> Tek bir kitabın adamı olmaktan kendini koru.
Benjamin Disraeli

-> Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilseydi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.
Epiktetos

->Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalıp
ezilmekten yakınmamalıdırlar.

Immanuell Kant

->Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.
André Gide

->Önce elimize, sonra dilimize düşen gerçek, öyle kılık
değiştiriyor ki; kısa bir süre sonra tanımak imkansız oluyor.
Pitigrilli

-> Her kişi doğumundan bu yana, farklı duyusal deneyimler yaşadığı ve onlara çeşitli değerler yüklediğinden, sözcükler herkes için değişik anlamlar içerir.
Anonim

-> Kendinize “Onda ne bulmuştum?” diye sorduğunuzda, onda bulduğunuz şeyin, yalnızca sizin hayal gücünüzün ürünü olduğunu fark edeceksiniz.
Allie Walmsley

-> Anlatmak isteyen, özellikle de anlatmayı becerebilen kişinin, medya dünyasında çalışma şansı vardır.
Hermann Schlapp

-> Babamın gözlerindeki hayal kırıklığını görmek; işte o duygunun açtığı yara hiç iyileşmeyecek.
Marcello Mastroianni

-> Devlet’e öfke yakışmaz.
Süleyman Demirel

-> Babam kemancıydı; annem ise babamın kadını.
Dalida

-> Allahım,
Bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sukunet, değiştirebileceklerimi değiştirmek için cesaret, ikisini birbirinden ayırt edebilmek için akıl ver.
Leyla Navoro

-> Kişinin, kendi iç kargaşasından ürkmesine gerek yok; o, çok küçük bir ayrıntı.
Atilla Girgin

-> Neyin "normal*" olduğu konusunda, birçok kişinin "anormal" ölçütleri var.
* Kurala uyan, alışılagelene uyan, normlara uygun, düzgülü, kurallı.
Atilla Girgin

-> Üstünde yatmadığım çarşafları yıkamış, asıyorsun; yazık...
Atilla Girgin

-> Umut bir ipin ucunda... Yakalarsan mı? Laf aramızda: İpin uzunluğu çok önemli!
Atilla Girgin

-> Ayakların yere basış biçimi bile bir kişilik
simgesidir.
Atilla Girgin

-> En başarılı yönetim biçimi, en az çobanla en çok koyunu gütmektir.
Atilla Girgin

-> Gerçek sanat gibidir; kişiye göre değişir. Herkes kendi gerçeğini kurgular. Sen inandığın gerçeğin peşinden git; ben de bildiğimin.
Atilla Girgin

-> Bana dokunmayın; bugün benim, benden haberim yok.
Atilla Girgin

-> İyi-kötü çok şey yaşadım. Pişmanlık mı? Bu saatten sonra "Evet" ya da "Hayır" desem, neye yarar ki...
Atilla Girgin

-> Kişi istediğini görür, duyar, anlar. Örneğin: Bakmak duyum; görmek ise bakılan şeyin ne olduğunun algılanmasıdır. Bu nedenle görmek, uyarıcıları algılayarak yoarumlama biçimidir. Tıpkı duymak ve anlamak eylemlerinde olduğu gibi...
Atilla Girgin

-> Haber (simgesel kurgulama metni), gerçek sanılan eylem ya da söylemlerin, çoğu kez ancak farkına varılabilen bazı öğelerinin, belirli amaçlara yönlendirilerek, neden-sonuç ilişkisi içinde öyküleştirilmesidir.
Atilla Girgin

-> Muhabir (haberci) birilerinin: "Ne diyorsun sen bu işlere?" sorusunu değil; başka birilerinin: "Anlat bakalım tanıklıklarını (gördüklerini, duyduklarını)" istemini yanıtlamalıdır.
Atilla Girgin

11/07/2008 6:08 PM
>>
Basından Seçmeler

-> Ortaoyunu (Oktay Ekşi, Hürriyet, 24 Temmuz 2008)

-> 20 Yıllık Ziyaretçi (Atilla Girgin, Kutsal Çatı, Darülaceze Müessesesi Süreli Yayını, Haziran 2008, No: 3)

-> I Love Humeyni! (Yılmaz Özdil, Hürriyet, 12 Haziran 2008)

-> 74 dakika ile gazete okuma şampiyonuyuz (Hürriyet, 4 Haziran 2008)

-> Her Şeye Rağmen Şanslısınız (Suyun Öte Yanindan-Yorgo Kırbaki, Hürriyet, 31 Mayıs 2008)

-> Ortalama Türkler ile ilgili bir araştırma (Mehmet Y. Yılmaz, Hürriyet, 13 Mayıs 2008)

-> Bravo Gazetecilere (Haluk Şahin, Radikal, 09 Şubat 2008)

-> Zaman Tünelinde Darülaceze (Tayyibe Önel, Kutsal Çatı, Darülaceze Müessesesi Süreli Yayını No:1, 2008)

-> Gazeteci Furyası (Kenan Akın, Babıali Magazin, Aralık 2007)

-> Yapmak ve üretmek (Yalçın Bayer , Hürriyet, 27 Temmuz 2007)

-> Okur mu medyayı, yoksa medya mı okuru etkiliyor? (Tufan Türenç, Hürriyet, 10 Şubat 2007)

->Türk’e Benzetilmemek Bir İltifat Mı? (Posta, 04 Kasım 2006)

-> İğrenç Olabilmek (Hürriyet 7 Ekim 2006)

-> Dilleri “Türküm” Demeye Bir Türlü Varamayan “Türkler !” (Hürriyet, 11 Aralık 2005)

-> Kendinizi Nasıl Hissediyorsunuz? (Hürriyet, 10 Kasım 2005)

-> Medyaya Sızma Tehlikesi (Kenan Akın, Babıali’nin Sesi, Sayı 195, Eylül 2005)

->
Emmy Ödülleri Gecesinde Birkaç Saniye (Serdar Turgut, Akşam Gazetesi, 21 Eylül 2005)

-> İki Kahve, Biri Askıda… (Due Caffe, Uno Sospeso)
(Vittorio de Sica (İtalyan sinema yönetmeni), Saint Joseph’liler Derneği tarafından çıkarılan “Dernek’ten Haberler” dergisi, Ağustos-Eylül 2005)


-> Türk Olmaktan Sıkılanlar (Oktay Ekşi, Hürriyet Gazetesi, 24 Ağustos 2005)

-> Türkiye’nin Kamu Personeli Erkek (Hürriyet Gazetesi, 7 Ağustos 2005)

-> 50 Yıl Sürecek Din Savaşları Başladı (Akşam Gazetesi, 22 Temmuz 2005)

-> Buna Da Şükür (!) (Oktay Ekşi, 14 Temmuz 2005, Hürriyet.)

-> Mehmet’in Mektubu (Ertuğrul Akçaylı, 8 Temmuz 2005, Kelebek.)

-> Hariri’nin Kaderi (II) (Deniz Gökçe, 7 Temmuz 2005, Akşam.)

-> Lübnan’ı Ve Bölgeyi Tanıyalım! (I) (Deniz Gökçe, 6 Temmuz 2005, Akşam.)

-> Yunan Gazetelerinin Durumu (Hürriyet’in Atina Temsilcisi Yorgo Kirbaki imzalı bu yazı, gazetenin 18 Haziran 2005 tarihli sayısında yayımlanmıştır.)

-> Başkalarının Deneyimlerinden Yararlanmasını Bilmek (Prof. Dr. Emre Kongar’ın, MSM (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) Gazetesi’nin Şubat 2005 tarihli 12 sayısında yer alan bu yazısı özetlenerek aktarılmıştır.)

-> Star Olacak Çocuk Cenazesinden Belli (Yurtsan Atakan, 15 Şubat 2004, Hürriyet)

-> İlk Körfez Savaşını Nayirah Başlattı (Doğan Uluç, 23 Mart 2003, Hürriyet)

Başa dön

 
ozgecmis not defteri